“Bilgi düzenlendiğinde bilimi oluşturur, hayat ise bilgeliği.” - Immanuel Kant

“Geleceğe güvenle bakan üniversite”

YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Şaban ÇALIŞ Üniversitemizde

Güncelleme 12.11.2012 00:00

Yeni YÖK yasa tasarısını görüşmek üzere Konya’da bulunan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkan Vekili Prof. Dr. Şaban ÇALIŞ Üniversitemizde Akademisyenlerle buluştu.

 

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkan Vekili Prof. Dr. Şaban Çalış, YÖK yasa tasarısı taslağıyla ilgili, " Öğretim elemanlarının görüşlerinin yasa tasarısı taslağına yansıması noktasında bir dizi çalıştay başlattık. Demokratik, toplumu yansıtan, öğretim üyelerini merkeze alan bir yükseköğretim yaklaşımını hedefliyoruz" dedi.

Çalış, Üniversitemizde düzenlenen yeni YÖK yasa tasarısı taslağı değerlendirme toplantısında, YÖK'ün yeniden yapılandırılması gerektiğine inanarak çalışmalar başlattıklarını, bu çerçevede bir yasa tasarısı taslağı hazırladıklarını ve bunu kamuoyunun dikkatine sunduklarını belirtti.

Akademisyenlerin görüşlerinin yasa tasarısı taslağına yansımasının çok önemli olduğunu dile getiren Çalış, " ilk olarak Konya’dan başlattığımız çalıştaylarda dile getirilen görüş ve önerileri kayda alıyor ve bir haberci vazifesi görerek sürece katkı sağlayacağımızı ümit ediyorum. Yasa hazırlıklarıyla ilgili akademisyenlerin yanında üniversitelerin kurumsal görüşleri de bizim için büyük önem arz ediyor" diye konuştu.

120 bine yakın akademisyenin görüş ve önerilerini mümkün olduğunca taslağa dahil etmeye çalıştıklarına dikkati çeken Çalış, Yüksek öğretimin yapılandırılmasıyla ilgili 3 önemli tarihin karşılarına çıktığını vurgulayarak şunları kaydetti:

Yükseköğretimde " 1933, 1946 ve 1981 de reform niteliğinde düzenlemeler yapılmıştır. 1933 yılında Darul Fünun'un kapatılıp İstanbul Üniversitesi'nin kurulması ve Ankara’ da çokta bilinmeyen ama önemli olan Ziraat Yüksek Enstitüsü’nün kurulmuş olması Türkiye’deki yükseköğretiminde ilk yapılan reformlardandır.  Bu üç dönemin ortak özelliği; olağanüstü şartların ürünü olarak ortaya çıkmalarıdır. Bu reformların arkasından gelen düzenlemelerde müthiş bir mağdur kitlesi yaratılmış durumda. Biz istiyoruz ki bu süreç, mümkün olduğu kadar şeffaf olsun. Birileri tarafından empoze edilen bir süreç olmasın. Biz, kurum olarak kendimizi de buna dahil ediyoruz. Toplumun, özellikle de akademisyenlerin bu süreçte mutlaka talepleri dikkate alınsın diye düşünüyoruz. Antidemokratik, içinde yaşadığı toplumu dikkate almayan, öğretim üyelerini merkezde bulundurmayan hiç bir yaklaşımın yükseköğretim yaklaşımı olarak lanse edilmesini doğru bulmuyoruz."

Rektörümüz Prof. Dr. Muzaffer Şeker'in de katıldığı çalıştayda, akademisyenler de taslakla ilgili görüşlerini dile getirdi.

 

 

© copyright 2013 - Necmettin Erbakan Üniversitesi Bilgi İşlem Daire Başkanlığı